Yazarport  

Eposta: Şifre:
08 Eylül 2010 Çarşamba - 03:42

Amor Fati

Ali Osman Ali Osman - amorfatizm(et)hotmail(nokta)com

28 Temmuz 2010 Çarşamba

Edebiyat

'O herkesin içinde yer etmiş yalnız bendi'

Heyecanlar ve tutkular girdabından,durağanlığa mahkum edilmiş bir hayattı onun ki.
Saman tavanlı,dört duvarlı bir kerpiç odada cigarası,oturduğu sandalyesi,kalemi ve kağıdıyla örülmüş bir yaşam ve yalnızlığıyla terk edilmiş yeni bir gün...
Penceresinden zifiri karanlıktaki karabasanlarla göz göze geliyordu zaman zaman.
Peş peşe cigarasını tüttürüyor,her zaman yaptığı gibi düşünmeye zorluyordu kendini ve lanet ediyordu içinde bulunduğu hayata,zamana ve çevresindeki insanlara...
Gözleriyle,her an belirebilecek karabasan dostunu arıyordu.Severdi onu çünkü karşı konulamazdı ona,nerden geldiği,kime gideceği,ne zaman geleceği,hangi insanı kuşatacağı kestirilemezdi onun ve o da onun gibi aynı kaderi paylaşıyordu.Yalnızdı,seveni de yoktu saygı göstereni de...
Şafağın söktüğünü kırık penceresinden sızan gün ışığıyla fark etti ve gece yarısı ne kadar da uzun geçti diye söylendi kendi kendine,gün ışığıyla içinde az da olsa sevgi tohumları filizlendi...
Cigara dumanının, odanın her tarafını nasıl da bu kadar muazzam kapladığını seyretti kirli gözlük camlarıyla...
Dudaklarını yeni bileylenmiş,sivri uçlu bir bıçakla ayırıyorlarmış gibi acıyla güldü ve muzur bir çocuğun düşüncesizce yaptığı yaramazlık sonrası mutluluğu belirdi yüzünde.Neden güldüğünü ve mutlu olduğunu bilmiyordu artık hareketlerini kontrol edemiyorsun diye yakındı kendi kendine.Öyle ya dedi samimi olmak ne kadar da zarar veriyor insana ve zıtlıklar içinde olmakta ne kadar ilginç ve farklı geliyor insanlara.Cigara dumanından da mutlu olmak farklı bir hissiyat olsa gerek diye düşündü ve yine gülümsedi.O an fark etti isli,tozlu ve örümcek ağlarıyla çepeçevre sarılmış yarı kırık aynasını...
Ne zamandan beri orda olduğunu ve kimin koyduğunu bilmeyen bir yüz ifadesiyle...
İstemsiz gülen, kıllı ve çökmüş yüzlü,sağ elinin baş ve orta parmağıyla tuttuğu cigarasından ahenkle yukarı süzülen dumanları seyretti çaresizce...
Ne zamandan beri buradaydı belki bir saat belki bir gün kim bilir...
Neden buradayım diye bağırdı aniden dolmuş boğazından çıkan acayip bir ses tonuyla.
Belki insanların bu yaşantılarını, yaşayışlarını anlamadığı için buradaydı belki sevgiye ve şefkate muhtaç olduklarını bile bile kin,nefret,kibir,ahlaksızlıkla yeniden yarattıkları ruhları ve birbirleriyle söz birliği etmişçesine aynı şeyleri yapmalarıydı onu o mahzene kapatan...
Kendi köşesine çekilmişti ve yalnızlığıyla baş başa yaşıyordu .Sadece yazıyordu; yalnızlığını,sevdiğini,hayatını,insanları...
Maksadı belki de yalnız ruhuna yalnız bedenini eklemekti istemeden de olsa.Yalnızlığın Allah'a mahsus olduğunu bile bile...
Kırık yaşına gelmişti.Kırk sene diye düşündü yeniden ve içinden mırıldandı,sadece dudaklarını hareket ettirerek.İrkildi aniden daha hızlı solumaya başladı,öleceğini hisseti...
Neler sığdırmıştı kırk seneye neler yaşamıştı bilinmez ama dünyaya tekrar gelip çocuk kalbinin saflığı ve güzelliğiyle görmek istiyordu dünyayı,insanları ve böyle yaşamak istiyordu...
Belki de;duymadım,işitmedim,görmedim düşünceleriyle adeta üç maymun felsefesini kendi içlerinde yaşatmaya and içmiş,sansürlenmiş bir dünyada yaşayan mahlukatlardan uzaklaşmaktı tek dileği...
Ama onlar o kadar çoktular ki...
"O her kesin içinde yer etmiş yalnız bendi..."
Sadece sevgiye aç,
Sadece dostluğa muhtaç,
Sadece aşka aşık,
Sadece barışı arzulayan,
Sadece insan gibi yaşamak,
Sadece sansürlenmemiş bir yaşam ve insanlardı tek umudu...

Yazarın önceki yazıları:


Kürt sorunu mu Kürt realitesi mi?
Maden Ocakları mı Ölüm Ocakları mı?
Bilge Köyü Vahşeti ve Mardin
Referandum mu Plebisite mi?
Yazarın TÜM YAZILARI
Yazarı takibe al

Yazıya eklenen yorumları takibe al
Yorumunuz:
 Numarayı giriniz
Not: Yorumunuz, yazar tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır.
Editörden

ModeratörModeratör
Merhaba


Geçen Sene Bugün...

Çetin KorkmazÇetin Korkmaz
DUMANSIZ HAVAYMIŞ

Azat DulkadirAzat Dulkadir
KOSKOCAMAN BİR HİÇ YALNIZLIK...

Ahmet TunçayAhmet Tunçay
Gelme...


RSS | Tavsiye edin | İletişim Formu | Yazım Kuralları | Bağlantılar
Yazarport'ta yayımlanan köşe yazılarının içeriğinden yazarlar sorumludur.
Yazartport'ta yayımlanan köşe yazıları kaynak gösterilmeden alınamaz.