Yazarport  

Eposta: Şifre:
05 Eylül 2010 Pazar - 13:28

Kısaca

Erdal Skymen Erdal Skymen - skymen(et)gmx(nokta)net

26 Temmuz 2010 Pazartesi

Siyaset

ERGENEKON'DAN NE ANLADIM?

Kamuoyunda Ergenekon davası diye bilinen bir davayı yazmak istedim.
Volkan arkadaşımız: 'bir kişi hem AKP'ye karşı, hem de Ergenekon'a karşı olabilir mi?' diye sormuştu. Ben de bu sorusuna tüm açık yüreklilik ile yanıt vermeye çalışacağım.

Doküman kullanmayacağım, fazla detaylara girmeyeceğim; bol yorum yapacağım. Böylece Ergenekon davasının ne olduğunu yada ne olmadığını; veyahut ne amaçlandığını anladığım dil ile anlatmaya çalışacağım.
En başında yazayım. Ergenekon davası gerçek mi? Bilmiyorum.
Sanıklar suçlu mu? Bilmiyorum. Neden mi? Henüz davalar görülmektedir ve davaların mantığında bana göre hala bir şeyler gerçek görünmüyor.
Ergenekon soruşturması, Ümraniye'de bir gecekonduda bulunan silah ve mühimmat ile başladı. Peki bu mühimmatlar bir soruşturma veya istihbarat çalışması ile mi tespit edildi? Hayır! Gizli tanık ihbarı ile. Bir kişinin akrabasının evine bırakılmış mühimmatlar, o kişi tarafından inkar edildi, silahların kendisinin olmadığını beyan etti.
Nasıl oldu ise, birdenbire memleketin her tarafından silah ve mühimmatlar çıkartılmaya başlandı, tüm buluntular da, birileri tarafından ihbar edildi. Nasıl bir örgüt ki bu, sanıktan çok gizli tanık çıktı.
Yine gizli tanıklar ile emekli subayların bilgisayarlarında bilgilere, dinlenen telefonlar ile kanıt olabilecek konuşmalar dava iddianamesine girdi.
Beni kuşkuya düşüren, Ergenekon davasını yürüten Aykut Cengiz Engin'in dinlenmesi oldu. Bu mahkeme kararını nasıl ve hangi deliler ile almış olabilir anlamam mümkün değil. ancak toplumun idrakı o denli silindi ki, buna tepki dahi gösteremez oldu. Peki dinleme talebi nereden geldi? Söyleyelim... Adalet Bakanlığı!
İkinci kuşkulu durum, Anayasa Mahkemesi Başkan vekili Osman Paksüt'ün eşi Ferda Paksüt'ün, eşi ile birlikte araçlarında seyir halinde iken dinlenmesi oldu. Bir araçtan şüphelenen Ferda Paksüt, araca gitti ve birilerini kendisini dinlerken yakaladı. dinlenmeleri ile alakalı bir Mahkeme kararı yoktu, üstelik Emniyet Müdürlüğü bu aracın kendisine ait olduğunu reddetti. Bu arada Ferda Paksüt şüpheli olarak yargılanıyor.
Benim, bu davadan çıkarttığım sonuç, İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığının birlikte bir dava süreci yürütmekte olduğudur. AKP bir Hükümettir, bu hükümetin Bakanları'da kendi insiyatifleri ile davaya müdahale etmektedir. O halde bu dava, Hukuki bir davadan ziyade, siyasi bir davadır.
suçlanmak istenen insanların cebine uyuşturucu konup yakalandığı, 'yalancı şahitlik' kavramının olduğu bir ülkede çağdaş hukuktan, 'yasal delil'den söz etmek mümkün müdür acaba?

Ben askerlerin darbe yapmak için plan yapabileceklerini düşünürüm. Çünkü Laiklik tarifini kendi içinde tam yapamamış bir Ordu'nun, 'rejimi korumak için' darbelere teşebbüs etmelerini normal karşılarım. Üstelik bu darbeleri de kör gözüne parmağı' şeklinde yapacağına inanıyorum. Bir plan bir program yapmış olsalar dahi bu planı yüzlerine gözlerine bulaştırırlar. Çünkü bugüne kadar kendilerine "ne yapıyorsun" denmediği için, önlem almaz ve kurnazlık yapmazlar. Aniden gelişen 27 mayıs darbesini çıkartırsak, her Muhtıra, her darbe, dış etkenlerin yönlendirmesi ile olmuştur. Bazı güçler darbe için ortam hazırlarlar, Generallere 'de 'başka çarenin olmadığını telkin ederler. Ordu darbe yapar, bir bakar kı ertesi gün ne suç kalmış ne de suçlu. Çünküü olayları örgütleyen ve birileri tarafından yönlendirilmiş ve yönetilmiş militanlar darbeden bir gün önce yurt dışına kaçmıştır.

Emir komuta zinciri içinde bir subaya amiri emir verir plan yapmasını isterse, plan yapar. Üstelik bunu da iç yazışmalar ile cümle aleme de duyurur.
Göründüğü kadarı ile böyle bir plan yapılmış, sonradan iptal edilerek planlar yok edilmiş. Ancak ne hikmetse, bu planlar birilerinin ellerinde ve dava dosyasında. Davalılar, "bu plan iç yazışmalara uygun değil, bu bir askerin elinden çıkmış olamaz" diyor. Savcılar tam tersini iddia ediyor. Sanıkların bilgisayarlarında suç teşkil edecek dokümanlar bulunmuş deniyor ancak sanıklar, bilgisayarımız kopyalanmadı, ana kartları götürüldü, bu belgeler bilgisayara yüklendi diyor. İlginçtir, ana kartları kopyalanmış bilgisayarlardan kanıt çıkmazken, ana kartları götürülmüş bilgisayarlardan önemli kanıtlar çıkıyor.
Bana göre bu dava öylesine genişletildi ve karmaşık hale sokuldu ki sonuçlanması 10 yılı bulacak. Yaş ortalamaları 70 olan sanıklar da cezaevlinde ölecekler ve davalar böyle düşecek. Dava sonuçlandığında yaşı genç olan bir kaç kişi hakkında hüküm verilecek, diğerlerinin davası 'öldükleri için' düşecek. AKP bu seçimler için bu davayı propaganda malzemesi yapacak ve darbeleri önlemek için ciddi risk alan bir parti gibi gösterecek kendisini. Ancak seçimi kaybeder ve hükümeti CHP kurarsa, iş zora girerdi. Neyse ki, Baykal bir operasyon ile saf dışı bırakıldı ve bu tehlike de bertaraf edildi.
Kısacası, Ortada bir teşebbüs var sanki ve sonrasında iptal edilmiş bir plan olduğu görülüyor. Ancak kesin olarak bir şey söylemek için erken. Çünkü bu davanın bir çok safhasında burnuma komplo kokuları geliyor.
Dostlukla
Erdal

Yazarın önceki yazıları:


TUZ KOKARSA?
TERÖRÜ KİM ÇÖZECEK 3. BÖLÜM DEVAM.
TERÖRÜ KİM ÇÖZECEK? 3.BÖLÜM
TERÖRÜ KİM ÇÖZECEK? 2.BÖLÜM
TERÖRÜ KİM ÇÖZECEK?
Sayın Meclis Başkanı'na yanıt
PKK terörü ve diplomasi
Bu Yazıyı Okumasanız da Olur!
İSRAİL VE TÜRKİYE NİÇİN KARŞI KARŞIYA GETİRİLDİ!
KILIÇDAROĞLU EZBERİ BOZDU.
Yazarın TÜM YAZILARI
Yazarı takibe al

Yazıya yapılan yorumlar:

Habib Baş 26.07.2010 09:24:45
Bir bakıma hak vermemek elde değil.Siyasete alet edildi.ADD'den 16 kişi terörist damgası yedi.Peki kim inanır böyle davaya?

Kara kutu kim ?Veli Küçük mü?Madem iddaanamede yazılanları yapmış,niye inkar ediyor?Dediğiniz gibi ana kartlar neden alınıyor?Bu belgelere kim çıkarıyor?O yalan,bu yalan.Madem bir terör örgütü var,ismini cismini biliyoruz.

Bu örgüt çok güçlü diyorlar.Bunu Veli Küçük'e bırakırlar mı?80 darbesine biraz benzetilir.İhtilalden önce sokaklara çıkılmaz haldeyken,ihtilal olunca 1 günde heryer temizleniyor.İşe bakın.Bu da buna benziyor...
 
Erdal Skymen 26.07.2010 11:20:49
Aslında davanın anlaşılmaz durumda olmasının nedeni, farklı suçların aynı dosyaya konmasıdır kanaatindeyim. Yoksa, Ordu içinde böyle oluşumları gerçekleştirebilecek insan çok olacaktır. Önce 'Komunizm geliyor' paranoyası yaratıldı, ardından da 'Şeriat geliyor' paranoyası.
Tüm Dünyadaki derin güçler, halkı istim üstünde tutmak, halk üstünde baskı kurmak için bu tür olayları ve paranoyaları kullanır.
AKP bugün demokratikleşme adı altında bazı icraatlara imza atıyor ancak Recep Tayyip Erdoğan'ın demokratlıkla alakası olmadığı için, yapılanlar kuşku yaratıyor.
Veli Küçük, bu operasyonun bir parçası ve kendisine verilen emirleri yerine getirdiğini düşünüyorum. Her zaman olduğu gibi büyükler perde gerisine çekilecek ve icrayı yapan kişiler yanacaktır. Bu tür görevliler, yanmayı yok olmayı, hatta ölmeyi göze almışlardır. Bu bir realitedir; kim ne derse desin bu kişilerin vatan sevgisinden şüphe edilemez. Ancak sevgi bu insanlarda farklı tezahür ediyor. Beyin yapıları, düşünceleri farklı algıladığı için yaptıklarını doğru kabul ederler ve uygularlar.
 
Volkan N. Kahraman 26.07.2010 23:58:24
CELISKILER:

1-) "Ergenekon davası gerçek mi? Bilmiyorum.
Sanıklar suçlu mu? Bilmiyorum. Neden mi? Henüz davalar görülmektedir ve davaların mantığında bana göre hala bir şeyler gerçek görünmüyor."

Demek ki, bi seyler biliyorsunuz... Bilmiyorum diyerek kendinizi garantiye alamazsiniz. Dunyanin en tehlikeli ve kanli teror orgutunu desteklediginizin vicdan azabini tirnaklariniza kadar hissedeceksiniz. Hukumler gelince, ``bana bu devlet mustafa duyar i oldurttu. Veli Kucuk'e sorun beni" diyen tetikçilerin arkasında hicap duyacaksınız. Hem kandırıldınız hem de kanlı bir terörist grubu desteklediniz.

2- "Nasıl bir örgüt ki bu, sanıktan çok gizli tanık çıktı."

Hukukta bu yakindiginiz seyin mumkun oldugunu belirtmek isterim. Eger saniktan az tanik varsa o zaman davanin gercekliginden suphelenmeniz gerekir. Orgutlu suclar dünyanın her yerinde, tanıkla yakalanır, tanıkla yok edilir. Ama Türkiye'de ideolojik körlük "illa ki görmeyeceksin" dediği için böyle sapan saçma teorilerle ERGENEKON destekçiliği yapılmaktadır.

3-Buradan söyleyim: Türk kanunlarında, Cumhuriyet savcıları dinlenemez diye bir kural mı var? YOK. Ferda paksüt'ki paçalarından ergenekon akan birisidir. Telefon konuşmalarıyla ilgili söylüyorum bunu. Ben bu bilgiyi Türkiye'de herkesten önce biliyordum.

Kamuoyu bu olayı daha henüz yeni yeni tartışırken ve emniyet bu aracı yalanlarken ben ilk kez internette yazarport da bunu açıklamıştım. Tarihlerinden kontrol edebilirsiniz işte yazı hatta sonrasında "ben söylemiştim" diye bir yazı daha yazdım.

http://www.yazarport.com/read.aspx?yazino=4001&baslik=tsknin-destegi-ve-ferda-paksut-olayindaki-gercekler

4-Bugün Türkiye'de ergenekon terörüne yargıdan sonra en fazla destek veren kurum önce içişleri sonrasında son bakan değişikliğinden önceki adalet bakanlığıdır. Hem Atalay hemde Cemil Çiçek Türkiye'nin Ergenok kadrolarında üst yöneticileridir. Bu noktada tabii bunları söylemek yanlış olur. Ama Aykut Cengiz Engin'leri ve Paksütleri dinleyecekler ki, sıra onlara da gelecek.

Ayrıca genel olarak;

Ergenekon TERÖR örgütü, bu ülkede kan döktü. Çok acı çektirdi. Yıllar önce sivil halka bunları yapanlar bugün aynı işkenceyi kanımca hafifde olsa görmektedir.

Çok değil 30 yıl önce tekrar tekrar içeri alınan masum sivil vatandaşlarımızın ezilen kırılan onuru ve gurunu kimse savunmasken, ciğeri beş para etmez bazı kişilerin içeri alınmasıyla sahte bir hava yaratılıyor.

Sayın Erdal sen ben haksız yere içeri girdiğimizde kimse bizim hakkımızı savunmaz.

Sen ben içeri tıkıldığımızda kimse arkanda olmaz. Gazete manşet atrmaz. ADD miting düzenlemez. Kimse polise bizim için saldırmaz.

Ama bu ülke düşmanları gayrimilliyetçiler, aslına bakarsan bu davayıda ülkeyi yemek ve yıkmak için kullanmaya çalışıyor.

Telefon konuşmalarıyla ilgili son notum. Kimse konuşma yalandır sahtedir demiyor. "benim telimi nasıl dinlersiniz" diyor. Bu ayrıntı dikkatten kaçmaması gerekir.

Böyle bir davada tabii ki de telefonun dinlenecek bre ahmak. Sen TCK'ya göre 3 kez müebbet ile yargılanıyorsun ne yapacaklardı yani.

Son bir soru: Ergenekonun oyun kurucu sahası olan"laiklik" Ergenekon davası başladıktan sonra neden kayboldu?

2007 de laiklik elden giderken 2008 de neden gitmedi. Bunu da merak etmişimdir. Aslında merak edilecek bişey yok. Adamlar oyunu büyük oynuyor. Çıkarlarsa gene başlarlar "laiklik" mavralarına.

Saygılar...
 
Erdal Skymen 27.07.2010 07:50:04
1. yanıtınızı yanıtlayayım. Kimse kendini Mahkeme yerine koymamalıdır.
2.Tanık ve ihbarlara dikkat ediniz; hepsi aniden çıktı, aynı anda, silahlar aynı anda bulundu. Kameralar önünde bulundu.
3 yanıt. Kimse mahkeme kararı olmadan dinlenemez. Bu dinlemeler de kanıt olamaz. Ancak oldu; nasıl oldu peki? Bu dinlemeleri kim deşifre ediyor?
4. Cemil Çiçek Ergenekon kadrolarında mı? Onu da bilmiyorum. Dedim ya, bilmediğim kanıt olmayan konularda konuşmam. Ferda Paksüt için de Cemil Çiçek için de konuşmam.
"Kimse konuşmalar yalandır sahtedir demiyor" Hayır diyor. Belgeler ile oynanmış diyenler de var. Mesela bir konuşma da: "bunları düşürmek lazım" diyor biri. Diğeri "haklısın" diyor.Ahan siz de örgüttesiniz. Türkiye de bin konuşma dinleyin, 800 tanesi AKP'ye küfrediyor. Bunlarda mı Ergenekon?
"Son bir soru: Ergenekonun oyun kurucu sahası olan"laiklik" Ergenekon davası başladıktan sonra neden kayboldu?"
Kusura bakmayın ama, Laiklik mitinglerini tertip eden kişilerin tamamını aldılar zaten.
Eşi Türban ile okula alınmadığı için Türkiye'yi AİHM'ne şikayet eden şahıs Cumhurbaşkanı.
Bosna yardım paralarını hortumlayarak Milli Görüş davasında kullanmak suçundan yargılanan kişi de.
Kamusal alan tartışmaları da bitti farkında iseniz. Kamusal alanlar, türbanlı kişiler ile dolduruldu.
"Camiler kışlamız" diyen şahıs, "Ulemaya sormak lazım" diyen şahıs Başbakan.
Rakı ile birlikte balık, kavun beyaz peynir reklamı yapmak YASAKLANDI. Hangi medeni ülkeden alındı bu yasa?
Laikliğin nesini tartışalım? Artık dini görüşünü gözüne sokan kişiler 4x4 ler ile dolaşıyor, ballı börekli ihaleleri almada tek etken karısı türbanlı olma şartı var.
"İran'da soldu çiçekler" kitabını tavsiye ederim tatlı su aydınlarına.
Özgürlük olarak başlayan hareketlerin nereye geldiğini izlemek bakımından yararlı olacaktır.
"Çıkarlarsa gene başlarlar "laiklik" mavralarına." hehehe, zaten yanıtı sen vermişsin, bir 30 milyon daha içeri alınırsa, bu iş tamamdır. Ergenekon yok edilir.



 
Erdal Skymen 27.07.2010 07:59:35
Bu arada, 12 eylül dönemini yaşamış ve bu acıları çekmiş iri olarak Ergenekon'u savunmam söz konusu bile değil. Hatta ilk tutuklamalar ile birlikte sevinç duymuştum. Ancak gördüğüm kadarı ile yasa dışı bir örgüte, yasa dışı dinlemeler ile kanıt bulunuyor.Bu çok vahim bir durum.
 

Yazıya eklenen yorumları takibe al
Yorumunuz:
 Numarayı giriniz
Not: Yorumunuz, yazar tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır.
Editörden

ModeratörModeratör
Merhaba


Bugünkü yazılardan
En çok okunanlar

Ahmet AyAhmet Ay
BEN DE ''HAYIR'' DİYORUM!

Polat CanPolat Can
Genç Kız

Kağan BahadırKağan Bahadır
Nihal Atsız ve Kemalizm

Ümit SönmezÜmit Sönmez
Arka Sokaklarda Şak!Şak!lı Geceler

İbrahim Akınİbrahim Akın
Darwinizm Sanat Akımı ve Öncüleri


Geçen Sene Bugün...

Ahmet Doğan ŞimşekAhmet Doğan Şimşek
Ülkeyi kim satabilir (1)

Mustafa Nevruz SınacıMustafa Nevruz Sınacı
GÖNÜLLERDEKİ BAŞBAKAN


RSS | Tavsiye edin | İletişim Formu | Yazım Kuralları | Bağlantılar
Yazarport'ta yayımlanan köşe yazılarının içeriğinden yazarlar sorumludur.
Yazartport'ta yayımlanan köşe yazıları kaynak gösterilmeden alınamaz.