E-POSTA :
ŞİFRE :
Şifremi Unuttum
Aykız
İSTANBUL
10/23/2014 | Şiir
Osman Aydemir
Dido ve Biskrem Cumhuriyeti
10/23/2014 | Siyaset
Davut Milder
H.Z.MUHAMMED(s.a.v)
10/23/2014 | Şiir
Gülüm Çamlısoy
GÖZ KIRPIYORUM HAYATA
10/23/2014 | Edebiyat
Mustafa Nevruz Sınacı
Çözüm süreci isyanları, AKP vahşeti ve Misak-ı Milli za...
10/23/2014 | Dünya
Akın Dursun
SEVGİ DUVARI -Anason Kokuyor Yalnızlık-
10/23/2014 | Kültür-Sanat
Ümit Sönmez
Günlük – Çocukçeken
10/23/2014 | Anı-Günce
Osman Aydemir
İVS Testi
10/22/2014 | Yaşam
Musa Kocakiren
Eze Eze Demokrasi Gelir Mi?
10/22/2014 | Yaşam
Onur Cesur
BU NE YAMAN ÇELİŞKİ DEVLETLÜM?
10/22/2014 | Siyaset
Gülüm Çamlısoy
KIRIKTIR BAZI ŞEYLER
10/22/2014 | Edebiyat
Ümit Sönmez
Günlük – Obama'yı TİT'lemek, CIA'ya kitlemek
10/22/2014 | Anı-Günce
Tarih : 1/2/2012
Kategori : Yaşam
Yazarı şikayet et
2. MUSTAFA MUĞLALI OLAYI

Ben dünyadaki katliamlar ve soykırımlarla ilgili bir yazı dizisi başlatmış, ilkini de geçen hafta yayımlamıştım. Ülkede yaşanan bu katliam gibi olaydan sonra yazıma ara verip, böyle bir yazı yazma ihtiyacı duydum.
Şırnak?taki katliam, 1943'te İran'dan Türkiye'ye sınır kaçakçılığı yapan 33 silahsız Kürt'ün, Bölge Jandarma Komutanı Mustafa Muğlalının emriyle keyfi olarak kurşuna dizilmesi olayının tekrarı gibi. Daha yeni Mustafa Muğlalının adının askeri kışladan kaldırılması konuşulurken Şırnak?ta yaşları 18- 20 yaşlarındaki 35 kaçakçı köylünün öldürülmesi akılara 2. Muğlalı olayını getirdi. İsterseniz vakit geçirmeden eski Mustafa Muğlalı Kışlası?na bu olayın baş sorumlusunun adını verelim.
Bu yapılan katliamın, örneklerini sıralayabiliriz. Güçlükonak?ta yalpan katliam ve benzerleri gibi.
Bugün 2011 in en büyük trajedisini yaşıyoruz bölge olarak. Onlarca genci öldürüp, adını hatalı istihbarat koyarak. Hele bu sessizliğe bakın daha yetkili ağızlardan bir özür dileme bile yok, telef olmuş kuzular gibi bakılıyor olaya?
Kimisi nişanlı kimisi, kimisi evli, kimisinin daha bıyığı bile terlememiş bekârdır. Kimisi çoban olan bu gençlerimizin belki de kimisi daha okulunu bile bitirmemişti. Kimisinin saçları kınalı, kimisinin yavuklusu bekliyordu yolunu. Suçları neydi, devletin bekasını tehdit edecek ne yapmışlardı.
Bu çocukların suçu neydi, geçim sıkıntısı, bir lokma ekmek için ölümüne sınırları aşmak, canı pahasına getirdikleri ile geçinmek için tehlikeyi göze almışlar. ?Anlayabilen için derin manalar ifade eden bir kavram? sınırları evlerinin bostanı, silahları kalem bellemişlerdi? Hangisinin yaşamını karıştırsan acı hikâyeleri çıkar karşına.
2012 ye mutlu gireceklerini sanıyorlardı. Zaten 30 yıldır bu halk mutluluğun ne olduğunu bilemediler. Bu yılın sonunda da düşünülmeyecek kadar uzak olaylar yaşandı ve yeni bir yıl burunlarından fitil fitil geldi.
Ve 30 yıldır her gün aynı filimi bize tekrar, tekrar seyrettiriyorlar daha çok bu acılı günleri yaşatacaklar bizlere. Onlar vicdanları ile baş başa kalınca ne düşündüklerini merak ediyorum. Acaba diyorum bunlar ibadet yapıp başlarını secdeye koymuşlar mı hiç?
Onlar, sermayesi kan olan bu düzende, ölümlere ihtiyaç duyan bir mekanizmanın kurbanı olmuş. Toprağa düşmüş bu gencecik bedenlerin, başında ağıt yakan faillerin görüş ve açıklamalarına bir bakın.?terörist sandık? ne kolay ifade ediyorlar ne basit değil mi?

Ve ardından başka açıklamalar. ?Askerlerimiz hiç sivil halkı vurur mu terörist sanmışlar? velhasıl timsah gözyaşları, duygu sömürüsü ve barış maskesi altında onlarca acıkılama dinleyeceğiz. Ve sonu aynı biten bir film daha seyretmiş olacağız. Olay bu kadar basit, ÖLÜM YİNE ÖLÜM?




Bu yazı 132 kere okundu.
Yazıya yapılan yorum bulunmamaktadır.
* Ad/Soyad Yazınız:
* E-mail Adresinizi Yazınız:
* Yorumunuzu Giriniz:
2000 karakter yazabilirsiniz.
Numarayı Giriniz
Not: Yorumunuz, yazar tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır.
Yazarlarımızın hergün sadece bir yazısı yayımlanır. 23:59'a kadar kaydedilen yazılar ertesi gün 00:01'de yayına girer.
© Copyright 2012 Yazarport