E-POSTA :
ŞİFRE :
Şifremi Unuttum
Aynur Özdemir
bendeki seni okuyamadıktan sonra
4/18/2014 | Yaşam
Meryem Cici
Bilmem ki
4/18/2014 | Yaşam
BERKANT DEMİR
YENİ ŞAFAK GAZETESİ VE MERKEZ BANKASI
4/18/2014 | Siyaset
Osman Ateşoğlu
Demokratik / LEŞ Batılılaş / MA
4/18/2014 | Genel
Mustafa Nevruz Sınacı
MÜCADELE BAŞLIYOR... İLK ADIM CUMHURBAŞKANLIĞI.
4/17/2014 | Yaşam
Eyüp Konak
Zordur Unutmak
4/17/2014 | Şiir
Hüseyin Coşar
YUMRUK Acısı Ne Kalır Mısır'daki İDAMLAR Yanında?
4/17/2014 | Genel
Ayşenur Fırat
KARAVAN 2
4/17/2014 | Edebiyat
Mehmet Şener
Kutlu doğumun neresindeyiz?
4/16/2014 | Yaşam
Eren Aydın
Kanser 2
4/16/2014 | Şiir
METEHAN EKİCİ
GERÇEK DOST
4/16/2014 | Yaşam
Mehmet Şar
Bir Ülke Nasıl Bölünür?
4/16/2014 | Siyaset
Tarih : 4/2/2011
Kategori : Edebiyat
Yazarı şikayet et
Mutluluk Perisi
Yaşlı büyük annesi, kimselerin içeriye girmesine izin vermediği ve kapısının her zaman kilitli olduğu odasının kapısını o gün aralık bırakmıştı. Kapı aralığından içeriye göz atmaya başlamıştı bile hemen küçük kız, bir daha bu fırsatın belki de hiçbir zaman gelmeyeceğini düşünerek. İçerisi karanlık ve ürkütücüydü, fakat içindeki merak duygusu ile santim santim kapı aralığına biraz daha yaklaşıyordu. İçerisinin gizemi onu görünmez bir güç gibi odaya yaklaştırırken eli kapıya çarmış, kapı biraz daha aralanırken esrar perdeleri biraz daha aralanmış ve bir ürperti sarmıştı bütün vücudunu. O sırada gelirken annesine zorla aldırdığı balonu elinden düşmüş ve odanın derinliklerine doğru yavaş yavaş ilerlemeye başlamıştı.



Heyecan ve korku içinde içeriye girebileceği kadar açılan kapı aralığından balonunu almak için girmek istemişti ama önce biraz durup odanın gizemli eşyalarına göz atmaya başladı ve korkulacak bir şey göremediğinden bu eylemi gerçekleştirmek için ilk adımını odaya atmıştı ve o anda kapı birden kapanıvermişti. Korku içinde balonunu bile unutup kapıya koşarcasına varmıştı ve sanki yürüdüğü sadece bir adım değilmiş, uzun bir maratonun son adımını atmış gibi soluk soluğa kalmıştı, ayakları ise ona itaat etmek istemezcesine titremeye başlamıştı. Korku, heyecan, panik hepsi karışıp gözlerinden tam yaş olarak gelecekti ki birden karanlık oda aydınlanıp içerideki gizeminin verdiği korkunun yerine huzur dolmuştu. Şaşkın bakışlar içinde arkasını dönmüş ve odanın sonunda bulunan masanın üzerindeki garip bir saksı içinde bir bitki dikkatini çekmişti. Odanın bütün aydınlığına rağmen bu bitkinin dallarında daha önce hiç görmediği parlaklıkta yumurta büyüklüğünde bir parıltı vardı.



Kendine engel olamıyordu küçük kız, bir an önce bu parıldayan şeyi yakından görmek ona dokunmak için sabırsızlıklar içinde ağır adımlarla ilerliyordu. Hatta bu ilerleyişinde ayağına takılan balonunu bile fark etmemişti. Masanın yanına varıp bu garip saksının içindeki camdan gibi şeffaf görünen bitkinin dalındaki meyvesine dokunmaya başlamıştı. Öylesine parlak, öylesine göz kamaştırıcıydı ki belki de saatlerce orada kalmıştı bu güzelliği seyre dalarak.



Derken kapı açılmış, büyük anne içeri girmiş, fakat küçük kız bunun bile farkında değildi. Küçük kızın yanına kadar gelmiş, hiç konuşmadan karşısına geçip o da seyre dalmıştı. Bir ara gözlerini birbirlerinin gözlerine kenetleyip bütün olan biten bakışlarla anlatılmış ve anlaşılmıştı. Büyük anne içini çekerek, elini uzatıp dalındaki meyveyi koparmış ve küçük kızın gözlerinin içine bakıp;



- Bu bir mutluluk perisidir kızım ve zamanı geldiğinde dalından kopup bir küçük kızın kalbine konar. Sen nefes aldıkça o da seninle birlikte nefes alır, sen büyüdükçe oda seninle birlikte büyür, seninle birlikte yaşar. Bir gün gelecek ve o gün mutluluk perinin kanatları çıkıp uçmasını öğrenecek ve ilk uçtuğu yerin sahibinin yüzünde gülümsemelere sebep olacak. İşte o gün sende bir saksıya mutluluk ağacının tohumunu ekeceksin.



Demesiyle büyük annesinin elindeki peri, küçük kızın tam kalbinin üzerine gelir ve küçük kızla bütünleşip kaybolur gider. Aradan yıllar geçer, upuzun, ağrılı, sancılı, çoğu zaman yalnız ve günlerden bir gün, o küçük kızın kalbinden bir mutluluk perisi tohumu düşer küçük bir saksının içine, yüzümdeki gülümsemeler eşliğinde.



Bu yazı 471 kere okundu.
Yazıya yapılan yorum bulunmamaktadır.
Yorum bolumunde bakim calismasi yapilmaktadir.
Yazarlarımızın hergün sadece bir yazısı yayımlanır. 23:59'a kadar kaydedilen yazılar ertesi gün 00:01'de yayına girer.
© Copyright 2012 Yazarport