E-POSTA :
ŞİFRE :
Şifremi Unuttum
YUSUF KENAN
PUSULA
4/21/2014 | Yaşam
Aynur Özdemir
edep
4/21/2014 | Yaşam
Kağan Kaya
Namluların ucundaki gelecek
4/21/2014 | Siyaset
Menal
aklım sende
4/21/2014 | Şiir
Aynur Özdemir
anlamasanda olur
4/20/2014 | Yaşam
Meryem Cici
Çürümek
4/20/2014 | Yaşam
Akın ÖZDEMİR
İHANET
4/19/2014 | Yaşam
Hilmi Öztürk
Epey oldu..
4/19/2014 | Genel
Zeki Özbay
Gençleşemeyen CHP
4/19/2014 | Siyaset
Aynur Özdemir
Uçan balonlar
4/19/2014 | Yaşam
Akın Dursun
Ayrılık Uzmanı – Uzun Tırnaklıydı Yalnızlık -
4/19/2014 | Edebiyat
Aynur Özdemir
bendeki seni okuyamadıktan sonra
4/18/2014 | Yaşam
Tarih : 4/2/2011
Kategori : Yaşam
Yazarı şikayet et
RUHLARIN GERİDE KALMASI
Zihnimde asıl ve peşinden gölgesi .. Ses ve ardından yankısı ... Eşya ve kastettiği gizli kalmış hakikatlerini çözme merakı ...

Yeni heyecanlar dokunur zihne,kalbe her bilgiyi keşif aydınlığında...Eşyanın hakikati ...Eşya yani şeylerin çoğu...Şeyden kasıt ise varlığa sergilenmiş mikro- makro her zerrat,külliyat...

Güneş ,ay ,damla... Dizilimleri birbirinden farklı varlıklar... Zevkle döşenmiş alem... Sanat serpiştirilmiş tablolar... Bu müzede dolaşırken bazen soyut resimlerin gizeminde yakalanan tad...Bazen bir portrenin tebessümünde altın oranla işlenmiş hat...

Evet hayatı insan tadında yaşamak bahsetmek istediğim mecaz ve hakikat...

Hangimiz dem tutmayız hayatın düzinelerce işlerimizle tekdüzeliğinden... Yıllardır Aborjin kabilesini anlatan bir romanın, bir bölümünden zihnimde asılı kalan.* Ruhlarımız geride kaldı' başlığından bir hikaye gibi hayat...Kısaca şöyle hikaye...Bir araştırmacı, bu ilkel ! kabilenin hayatını incelerken bir yokuşa tırmanma esnasında arada bir , birdenbire yerinde kımıldamadan duran insanların neden böyle davrandığını merak edip onlara soruyor.Karşılığında aldığı cevap cidden enteresan...RUHLARIMIZ GERİDE KALDI ONLARI BEKLİYORUZ...

Tabi peşinden sıralanıveriyor düşünceler bu cümleyi açıklamak için...Hayata dair tüm detayları kaçırmadan , bir çiçek, bir ağaç, güneş, gökyüzü....Seyretmek ,eline alıp okşa-mak,koklamak ilintili olduğumuz her varlıkla varlanmak...

Tüm varlığın diline kulak asmak gibi...Tüm varlığa değer vermek...Kare kare içinde bulunduğumuz her sahneyi hafızamıza zevkle seyrederek atmak...Bir ilmek kaçırmadan...Hayatın o güzelim dantelindeki işleri yerleştirildiği raflarında bilgi ve ilgi ile izlemek, ruhları geride bırakmamak olsa gerek...

Benim ruhum tümüyle olmasa da geride kaldı bu gün yine...Her geçen gün ne büyük kayıptır ,hayatın en can alıcı mesajlarını okumadan silmek beyin belleğimizden...O mesajlar ki uyarır, uyandırır ;dinletir, dinlendirir...Sadece yol kenarında ekilen menekşelerde yakaladım ruhumu...Orda durakaldım, ruhumu bekledim...Ruhum geldi ve oturuverdi bedenime...Tebessüm ettim ben de onlara...Evet, bırakalım sevme yetenekli yaratılışımızı, bilme, görme ,hissetme özgürlüğüne ...

Ben bilgi ve sevginin Vedud ve Alimin mecazı olduğunu duydum ruhumda...Bunu insan olup duymayan yoktur...Hani sevgi ve merak duygusunun kolkola hali ...Birbirlerine yer vere vere aynı çizgide ilerleyişleri...Bu tatlı yolculukta bildikçe sevdiklerimiz, sevdikçe bildiklerimiz, ruhlarımıza aşina olanlar...Sevdikçe bilmek...Bildikçe sevmek...Mecazdan asla ,hakikate doğru boyut değiştirmek, zevkini duya duya ....

Ruhlarımızı yakalama ve onlara eşyanın hakikatini anlatma telaşı ile insani hallerde yüzme, sadece alimlere mahsus ise Sani** bize haksızlık etmemiş midir? İnsan adedince hayır !...Algılarımızdaki kapalılık, tıkanıklıkları onarmak için merak ve sevgi ile etrafa serpiştirilmiş tabloları inceleme egzersizleri ile mecazda gizli hakikatleri yakalama fırsatı değil, kaçınılmazlığı olsa gerek...

Ruhlarımız ile yolculuğumuzda detayları yakalamak için biz de o ilkel kabilelerin erdemli isabetleri gibi ruhlarımızı beklemeli, bedenimizi yük gibi ordan oraya taşıma yükünden kurtarmalı değil miyiz?...Bize eşlik edecek sevgi ve bilgi ise ruhumuzu kanatlandırmada destek olmak için tüm canlılıkları ile bakın ! bulundukları her mekandan göz kırpar gibiler....
SEVGİ VE BİLGİ İLE KALIN....RUHUNUZ GERİDE KALMASIN.


* Yüreğinin götürdüğü yer git (yazar susanna Tamaro)
** Sani , yarattıklarını en hassas ölçülerle sanatlı yaratan...

Not: Katkılarından ötürü Erdal Bey Üstadıma teşekkürüm , sanırım ruhuma yetiştirecektir beni...



Bu yazı 1736 kere okundu.
Yazıya yapılan yorum bulunmamaktadır.
Yorum bolumunde bakim calismasi yapilmaktadir.
Yazarlarımızın hergün sadece bir yazısı yayımlanır. 23:59'a kadar kaydedilen yazılar ertesi gün 00:01'de yayına girer.
© Copyright 2012 Yazarport