E-POSTA :
ŞİFRE :
Şifremi Unuttum
Osman Aydemir
Bir Varmış Bir Yokmuş (Final)
11/21/2014 | Siyaset
Gülüm Çamlısoy
ULAŞMAK MI ULAŞILMAZ MI...
11/21/2014 | Yaşam
Şükrü Kahraman
MEÇHUL KAHRAMANLAR
11/21/2014 | Kültür-Sanat
Osman Aydemir
Bir Varmış Bir yokmuş (1)
11/20/2014 | Siyaset
Onur Cesur
Ah Kudüs, Ah Aksaray!!!
11/20/2014 | Siyaset
Ümit Sönmez
Günlük - Seviyorum seni salyangozlar gibi
11/20/2014 | Anı-Günce
FIRAT BARUN
İKİ DEĞİL, BİR OLMAKTIR DERDİM!!.
11/20/2014 | Şiir
Osman Aydemir
MAĞDURUM
11/19/2014 | Şiir
Burak Canlı
Emine Ülker Tarhan Anadolu Partisi Ana Parti Ve Mumtaz ...
11/19/2014 | Siyaset
Ahmet Tunçay
Katran
11/19/2014 | Yaşam
Akın Dursun
Kosküçücük Bir Hikaye
11/19/2014 | Siyaset
Hüseyin Uçkun
SORUNLAR ŞİDDETLE ÇÖZÜLMEZ
11/19/2014 | Siyaset
Tarih : 3/30/2011
Kategori : Yaşam
Yazarı şikayet et
KİMLER ALDI?

Cesaret nedir? Cesaret korkularımızın gölgesinde kalmış her an bir fırsat bulup dışarıya çıkmak için mücadele eden bir zavallı mıdır?

Neden hayat bizlerden cesaretimizi aldı?

Küçük bir çocukken sürekli cesur değil miydik?

Yürümeyi nasıl öğrendik?

Konuşmayı, yüksek yerlere tırmanmayı, düşeceğimizin bilincinde değildik belki de ama düşşsek de önce emekledik, sonra yürüdük ve koşmayı öğrendik.

Sonra ne oldu? Bizleri çevreleyen bizi seven iyiliğimizi düşünen kişiler, dostlar, akrabalar, anne ve babalar yapma cıss uzak dur düşersin diyerek mi cesaretimizi kırdılar?

Merak ettiğimiz bizim için yeni olana korkarak mı bakmaya başladık?

Ne oldu içimizde ki o kaşif ruh?...

Hangimiz kendimize bir yön tayin ettikten sonra o yolda gitmek istemeyiz ki?

Ama cesaretimizi bıraktığımız çocukluk günlerimiz gülümseyen gözlerle düştükten sonra bile biraz ağlayıp yeniden vazgeçmeden, pes etmeden, yürümek için harcadığımız emek ve yürüdüğümüzde başarmanın mutluluğu hangi parayla satın alınabilir ki?

Ya vicdanlarımız onları kime esir ettik? Bizim dışımızda bizi çevreleyen, sözde bize iyilik yapma adına çabalayan toplumsal kuralları kendilerine yön tayin etmiş kişilere mi?

Hani nerede vicanı hür, yüreği hür olmak onuda mı çocukluğumuzda ki ışıldayan gözlerimizin gölgesinde bıraktık?

Ağlayan birini gördüğümüzde ağlayan minik gözlerde, birinin canı yansa eliyle yarayı iyileştirmeye çalışan minik ellerde ya da Allah`ı(cc) daha tanımadan ona dua eden dillerde mi?

Soruyorum temiz yürek nasıl kirlendi?

Kimler kirletti de o tertemiz yürekler, saf yürekler hangi toplumsal etkiler altında güneş gibi parlarken karanlığa gömülüp karardı?

Kimler ışıl ışıl parlayan gözleri matemin puslu rengine boyadı?

Küçükken büyümeyi bekleyen yürekler, büyüdüklerinde toplumun öğretileriyle büyüdüklerine pişman olmadılar mı? Bakın çocukların gözlerine nasılda hayat dolu, nasılda sevgi dolu, yürekleri karşılık beklemeden sizi severken büyüdüğüklerinde ne oldu da değişti?

Neden beklentilerle sevmeye başladı yürekler. Annesi onu kucağında öpüp koklarken, hangi karartılmış yürek o anneyi huzur evinde ölüme terketti yada yalnız bıraktı?

Birine yardım etmek için can atarken yürek, nasıl olduda o yürek sustu yada susturuldu?

Suçlu kimler sadece o kararan yürekte mi, yoksa tertemiz yürek sevgi doluyken o yüreği karanlığa gömmeye çalışan toplumsal düzensizlikler ve çevresel faktörlerde mi?...



YÜREĞİNİZDEN SEVGİ, YOLUNUZDAN IŞIK EKSİK OLMASIN...

SEVGİ VE SAYGILAR...







Bu yazı 515 kere okundu.
Yazıya yapılan yorum bulunmamaktadır.
* Ad/Soyad Yazınız:
* E-mail Adresinizi Yazınız:
* Yorumunuzu Giriniz:
2000 karakter yazabilirsiniz.
Numarayı Giriniz
Not: Yorumunuz, yazar tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır.
Yazarlarımızın hergün sadece bir yazısı yayımlanır. 23:59'a kadar kaydedilen yazılar ertesi gün 00:01'de yayına girer.
© Copyright 2012 Yazarport