E-POSTA :
ŞİFRE :
Şifremi Unuttum
Berilyil
Çöle Vurdu Bu Gece Dalgalar
12/20/2014 | Yaşam
AHMET HAMDİ ÇINAR
İNSAN İÇİNDE ‘İNSAN'
12/19/2014 | Edebiyat
Hilmi Öztürk
Huzur
12/19/2014 | Genel
METEHAN EKİCİ
DÜŞÜNCE KALKMAK İSTİYORMUSUN?
12/19/2014 | Yaşam
Kuzey Taşdurmaz
Mutluluk Dünyası
12/19/2014 | Şiir
Arap Kurt
Karanlığın Şakakları
12/19/2014 | Şiir
XELAS MENGE
Sararmış Umutlar
12/19/2014 | Şiir
Ümit Sönmez
Ya nasip Kul Ahmet
12/19/2014 | Anı-Günce
Mehmet Köser
Bekliyordum
12/18/2014 | Şiir
AHMET HAMDİ ÇINAR
BİR ADET HAYAT - (3)
12/18/2014 | Edebiyat
Hasan Deniz
Keşke Osmanlıca bilen bir cumhurbaşkanımız olsaydı
12/18/2014 | Genel
Osman Aydemir
FARELER, SİVRİSİNEKLER ve DİKTATÖRLER
12/18/2014 | Siyaset
Tarih : 2/15/2012
Kategori : Tarih
Yazarı şikayet et
Tarihinden Bihaber Olmak /Utanmak Üzerine Mülahazalar
Çekirdekten çınara Osmanlı Devleti'nin kuruluşundan günümüze kadar her devrini, 600 yıllık koskoca bir medeniyeti anlatan bir tarih kitabının sayfalarında geziniyorum. Adeta kendimi o zamanlardan bir insan gibi içinde buluyorum kitabın ve hissediyorum yaşarcasına sokaklarını ve evlerini Osmanlı'nın.

Anlatıyor kitap, bir taşın gözünden olup bitenleri. Anlatıyor Bursa'da devletin temellerinin filizlenişini, gitgide görkemli bir çınar halini alışını ve bunu nasıl başarışını. Türklerin almış oldukları tüm beldelerde refah ve huzuru nasıl sağladığını, daima hak ve adaleti gözettiğini, şehirleri imar ve iskan ile yaşanabilir hale getirdiğini ve tüm bunları yaparken yerli halkın inanç ve yaşayışlarına saygı duyulduğunu (kiliseleri açık tutarak) ve yerli halk ile güzel komşuluklar geliştirildiğini haykırıyor tüm canlı ve cansız şahitler. Türklerin daima aile hayatı, temizlik, dürüstlük, doğruluk, mertlik ve çalışkanlıkları ile mütemâdî emsal teşkil ettiklerinden bahsediliyor. Türk devlet yapısındaki esas kaynağın iman gücü ve hoşgörü olduğundan dem vuruluyor. Savaşlardan yorgun düşmüş beldelerdeki halka huzur ve ferah götürmek, beraberinde zorlama olmaksızın halka sadece yaşayış olarak örnek olmak ve güzelliklerin kaynağının İslamdan geldiğini anlatmak ve İslamı tanıtmak birincil amaç. Herşey İslam için ve Yüce Peygamberimizin bıraktığı emanetin daha nice insanlara ulaşabilmesi, İslamın güzelliklerinin anlatılabilmesi için herşey. Osmanlı?nın kuruluşundan bu yana beyler, şehzadeler bu ülkünün peşindeler: İslamın bayraktarlığını yapmak. Padişahlık kısmet olan tüm şehzadeler bu ulvi görevin farkındalar !

Kitaba ara verip günümüze dönüyorum. Televizyonda reklamlar dönüyor. Tarihi kurgusal olarak anlatmaya çalıştığını öne süren bir TV dizisinin fragmanları boy gösteriyor ekranda. Nasıl olsa kurgusal bir yapım biliyorum ve bunun farkında olarak arada sırada da olsa izliyorum diziyi. Ancak ben bu dizide Osmanlı Devleti?nin genel ülküsünün yansıtıldığına pek rastlamadım. İslamın halifeliğini yapmış Kanuni Sultan Süleyman'ı sadece 2 kez seccadede görebildim. Haremdeki hatunların ?valide sultan da dahil- hiçbirini namaz kılarken, Kuran okurken görmedim. Namahrem erkekler karşısına çıkılan kıyafetler deseniz o biçim ! Anlıyorum bu bir TV dizisi ve daha çok izlenmek için albeni yaratılıyor amma velakin insanların sosyal medyadaki paylaşımlarından bu dizideki herşeyi oldukça kanıksadıkları gözlerden kaçmıyor. Bu denli amaçsız bir yönetim ile Osmanlı Devletinin 600 küsür yıl nasıl yaşadığına anlam veremeyenler sarayı haremden ibaret zannedip, Sultan Süleymanın tek görevinin gerektiği zaman ganimet için sefere çıkmak olduğunu izleyip durmaktalar. Divan toplantılarında her ne kadar İslam için yapılıyor dense de her fetih, sarayın yaşayışı İslam çerçevesinde değil, ve bu da söylenilen her sözü anlamsız ve geçersiz kılmaya yetiyor. Yani İslam için Avrupa?ya fetihler yapılmalı deniyor lakin yaşayış çoktan Avrupai olmuş sarayda. Haremde İslami yaşayıştan uzak kadınlar, sürekli bitmek bilmeyen entrikalar, iç savaşlar gibi gösteriliyor Osmanlı?nın tek derdi. Bu kadar basite indirgenmiş koca imparatorluk ve yutturuluyor Türk halkına. Kavga gürültü her zaman reyting demek elbette. Harem olağan görüntüsünün aksine bir hayli gürültülü ve kavgalı. Edep ve haya oldukça uzak haremden ve harem eğitiminden, reyting kavgası uğruna.

Her neyse... Sözün kısası, 600 küsür yıllık koca imparatorluğun yüce ülküsünü ve onun için savaşlar verişini unutup; koskoca sarayı, içinde entrikaların döndüğü (!) minik bir hareme indirgeyip padişah analarını, eşlerini ve şehzadeleri insafsızca dilimize dolayıp, facebook ve twitter aleminde sırf makara-maksat muhabbet olsun diye ve günün anlam ve önemine dair afilli sözler yaratma çabasında harcıyor isek; geçmişini unutmuş ve atalarından, Osmanlı Devletinden utanan, tarihi dizilerden öğrenen bireyler oldu isek tamamen cehaletten, okuma üşengeçliğinden ve değerlere sahip çıkma açısından yozlaşan toplumumuzdandır !

Diziyi izlerken ve sonrasında yorum yaparken şuna dikkat edelim: Kanuni Sultan Süleyman İslamın bir halifesidir; hal ve hareketlerinin buna uygun ve vakur olması gerektiğini tasavvur ediniz. Gerçekliği yansıtmayan öğeler hakkında suizana kapılıp verdiğiniz yargılar kul hakkı bakımından gene sizi bağlar unutmayınız !



Bu yazı 379 kere okundu.
Yazıya yapılan yorum bulunmamaktadır.
* Ad/Soyad Yazınız:
* E-mail Adresinizi Yazınız:
* Yorumunuzu Giriniz:
2000 karakter yazabilirsiniz.
Numarayı Giriniz
Not: Yorumunuz, yazar tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır.
Yazarlarımızın hergün sadece bir yazısı yayımlanır. 23:59'a kadar kaydedilen yazılar ertesi gün 00:01'de yayına girer.
© Copyright 2012 Yazarport