E-POSTA :
ŞİFRE :
Şifremi Unuttum
Osman Aydemir
Yıl 2035........
10/26/2014 | Siyaset
Ümit Sönmez
Günlük – Çinliler bunu da yaptı
10/26/2014 | Anı-Günce
Osman Ateşoğlu
Def / olun! Defolu / n! Defol / un!
10/25/2014 | Genel
Oğuz
Acıya Dair
10/25/2014 | Şiir
Engin Özkaya
Zaman Biriktirmez...
10/25/2014 | Yaşam
Gülüm Çamlısoy
UYUŞTURUCU DOSYASI
10/25/2014 | Yaşam
DİDEM AYHAN
TOPLA BİZİ
10/25/2014 | Anı-Günce
Ümit Sönmez
Günlük - Reklam yapsam yer misin?
10/25/2014 | Anı-Günce
METEHAN EKİCİ
GİZLENEN GERÇEKLER...
10/24/2014 | Yaşam
Emre Dirik
Yeni Başlayanlar İçin Hukuk Fakültesi
10/24/2014 | Eğitim
Erdal Gökmen
"İNANMAK" VE "İKNA OLMAK" ÜZERİNE
10/24/2014 | Siyaset
Gülüm Çamlısoy
VAZGEÇEMEDİĞİM...
10/24/2014 | Edebiyat
Tarih : 1/29/2012
Kategori : Tarih
Yazarı şikayet et
Osmanlı Tarihi Konusunda Doğru Bildiğimiz Yanlışlar
"Hepimiz Osmanlı tarihçisi değil miyiz?"
Sorsak herkesin Osmanlı tarihi ile ilgili söyleyeceği üç beş söz vardır. Tarihi, lise sıralarında bırakmış olanlar bile Osmanlı söz konusu ise söyleyecek bir söz bulur. Herkes Ulubatlı'nın kahramanlığını, Sultan Süleyman'ın yaptıklarını vs. anlatmaya bayılır. Ancak bildiklerimiz, konuştuklarımızdan az olunca rivayetler gerçek, gerçekler de rivayet sanılır.
Aşağıda, Osmanlı konusunda doğru bildiklerimizin yanlış veya tartışmalı olduğunu kulaklarınıza fısıldayacak ufak bilgiler yer alıyor. Elbette ben de Osmanlı tarihçisi değilim. En azından amatör olarak bu konulara ilgi gösteriyorum.
Peşin peşin yargılamadan önce, bu maddeleri çürütecek kaynak aramanızı istirham ederim.

- Osmanlı'nın anavatanı Anadolu sayılamaz. Osmanlı Devleti'nin ilk fetih hareketleri Anadolu'ya değil Rumeli'ye yani Doğu Roma topraklarına olmuştur. Trabzon'un, Hatay'ın ne zaman fethedildiğine, Doğu Anadolu topraklarının ne zaman Osmanlı'ya katıldığına bakarsak Osmanlı'nın anayurdu olarak Rumeli'yi kabul etmemiz gerekir. Bunda elbette, o toprakların henüz düşman sayılmadığı ve Türkler tarafından (Trabzon bölgesi istisnadır) yönetildiği gerçeğini de göz ardı etmemek gerekir.

- "Şeyh Edebali'nin Osman Gazi'ye Vasiyeti" olarak bilinen metin Şeyh Edebali'ye değil edebiyatçı Tarık Buğra'ya aittir. Osmancık adlı romanına bu metni yazan Buğra, Osmanlı tarihini kurguladığı bu romanda bir vasiyet ilan etmiştir. Bu vasiyetin tarih ile bir ilgisi yoktur.


- II. Mehmed'in (Fatih), Varna Savaşı esnasında babasına "Sen hükümdarsan gel ordunun başına geç, yok eğer ben hükümdarsam emrediyorum ordunun başına geç" şeklinde bir söz gönderdiği, dönem tarihçilerinin hiçbir kaydında yer almamaktadır.

- İstanbul'un fethinde şehre ilk giren kişi olarak tasvir edilen Ulubatlı Hasan adlı bir karakterin varlığı şüphelidir. Döneminde yazılan hiçbir tarihi kaynakta geçmeyen bu isim, Francis isimli bir tarihçinin o dönem yazdığı eserin üzerine ilaveler eklenerek ortaya çıkmıştır. Fetihten uzun yıllar sonra (Erhan Afyoncu iki sayfalık metne yetmiş sekiz sayfa eklendiğini belirtiyor) başkası tarafından eklenen metinler sayesinde Ulubatlı Hasan diye birinin var olduğu iddia edilmektedir. Tartışmaya açıktır.


- Halifelik unvanı Yavuz Sultan Selim'in Mısır'ı fethi ile değil, ondan yıllar önce Hüdavendigar Murad döneminde ilk kez kullanılmıştır. Halifelik, daha sonra tahta geçen padişahların sık sık kullandığı bir unvan değildir. Yaygın kullanım II. Abdülhamid döneminde başlamıştır.

- "Çeşme Şiiri" olarak da bilinen ve Kürtlerle ilgili olan şiir Yavuz Sultan Selim'e ait değildir.

- I. Süleyman'ın yaşadığı dönemde ona "Kanuni" denmezdi. Bu tabir onun ölümünden sonra ona yakıştırılmıştır.


- Galata Kulesi'nden uçtuğu söylenen Hezarfen Ahmed Çelebi hakkındaki tek kaynak Evliya Çelebi Seyahatnamesi'dir. Yaşadığı dönemde gezdiği yerler konusunda en iyi kaynak olarak niteleyebileceğimiz bu seyahatnamede ne yazık ki doğru olmayan bilgiler de bulunmaktadır. Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nden Seçmeler adlı bir derleme çıkarmış olan Hüseyin Nihal Atsız da bu yanlış bilgileri tenkit ederek yayınlamıştır. Evliya Çelebi'nin gitmediği yerleri gitmiş gibi yazdığı diğer tarihçilerce de malumdur.

- Devlet dairelerine resmini astıran ilk lider Atatürk değil II. Mahmud'dur.


- Sultan Abdülaziz, tahttan indirilir indirilmez değil, indirildikten bir gün sonra öldürülmüştür. Ölümü, intihar süsü verilmiş bir ölümdür.

- Bugün "Mehter Marşları" olarak dinlediğimiz marşlar (en azından sözleri), İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin ülkede hakimiyeti ele geçirmesinin ardından ve Cumhuriyet döneminde yapılan çalışmaların ürünüdür. "Sana selam getirdim Ulubatlı Hasan'dan" sözleri de bu nedenle Ulubatlı Hasan'ın varlığına kanıt diye ortaya sürülemez.

- II. Abdülhamid'in kitap, tiyatro merakı bilinir. Lâkin Abdülhamid'in sigara tiryakisi olduğu nedense anlatılmaz. Öyle ki, tahttan indirildiği sırada yolda sigarasız kalmasın diye kızı Şadiye Sultan sarayda bulduğu sigaraları elbisesinin içine doldurmak zorunda kalmıştır.

- Son padişah Vahideddin, Sevr Anlaşması'nı imzalamamıştır. Bunun nedeni de anlaşmada, "Meclis tarafından onaylandıktan sonra padişah imzalar" kabilinden bir madde olması ve o sırada meclisin dağıtılmış olmasıdır.

- Vahideddin, saltanat kaldırılınca değil, kalktıktan on altı gün sonra ülkeyi terk etmiştir. Terk ettikten sonra Hacca gitmemiştir. Hicaz'a gittiği dönem Hac dönemi değildir. Yaptığı ancak bir umre sayılabilir.



Bu yazı 1873 kere okundu.
Yazıya yapılan yorum bulunmamaktadır.
* Ad/Soyad Yazınız:
* E-mail Adresinizi Yazınız:
* Yorumunuzu Giriniz:
2000 karakter yazabilirsiniz.
Numarayı Giriniz
Not: Yorumunuz, yazar tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır.
Yazarlarımızın hergün sadece bir yazısı yayımlanır. 23:59'a kadar kaydedilen yazılar ertesi gün 00:01'de yayına girer.
© Copyright 2012 Yazarport