E-POSTA :
ŞİFRE :
Şifremi Unuttum
HAMDİ ÇINAR
BİR ADET HAYAT-2
9/17/2014 | Edebiyat
RECEP YILDIRIM
OSMANLIYI KİM KURDU
9/17/2014 | Tarih
Mahir Temur
YAĞMURU DURDURAMAZSINIZ
9/17/2014 | Yaşam
Hilmi Öztürk
İçimden Geçenler
9/17/2014 | Genel
Hasan ARTUN
Gönlümüz seninle GALATASARAY
9/17/2014 | Spor
Bayram Bayrakçı
BAŞARIYLA İLGİLİ SÖZLERİM
9/17/2014 | Edebiyat
Ümit Sönmez
Yılanların Öcü The Walking Dead
9/17/2014 | Anı-Günce
HAMDİ ÇINAR
İLK AŞAMA:OLAN-BİTEN
9/16/2014 | Edebiyat
Gülüm Çamlısoy
ARAF
9/16/2014 | Edebiyat
Osman Ateşoğlu
MECZÛB
9/16/2014 | Genel
Mehmet yılmaz
SENİ ANDIM BU GECE
9/16/2014 | Şiir
Ümit Sönmez
Nereye Didim?
9/16/2014 | Anı-Günce
Tarih : 1/25/2012
Kategori : Tarih
Yazarı şikayet et
DÜNYADAKİ KATLİAMLAR VE SOYKIRIMLAR(4)


Bu yazımda Ortadoğu'nun en kadim halkı olan Kürtlere yönelik olarak tüm dünyanın gözü önünde uygulanan, zulüm, işkence ve ihanete değinmek istiyorum.

Okuyup incelediğimiz tarihi kaynaklara göre, Kürtlere yapılan katliamların yok sayılması, görmezden gelinmesi, dünyanın çeşitli ülkelerinde yaşayan Kürtlerin bu meseleyi gündemlerinin birinci maddesi haline getirmelerine neden olmuştur. Kürtlerin son 200 yıldır yaşadıklarına baktığımız zaman; tarihte hiçbir halkın yaşadıklarıyla kıyaslanmadığını görecek, akıl ve vicdan sahibi insanların inkâr edemeyeceğini gözlemleyeceksiniz. Kana ve gözyaşına doymayan bu coğrafyada resmi tarihlerin kaydetmediği, Kürtlere yönelik katliamların önemli olanlarını şöyle sıralayabiliriz.

Ruslar ve Ermeniler; 1915-1917 yıllarında Osmanlılar tarafından öldürülen Ermenilerin intikamını almak için bu durumdan Kürtleri sorumlu tutarlar. 1917 yılında Rus orduları sınırı geçip, yaklaşık 128 bin Kürt'ü katletmişlerdir.

Resmi tarihin bizlere adaletli İslamiyet'in bayrağını taşıyan gibi öğretip okuttuğu, Osmanlı Devleti'nin yaptığı soykırıma bakalım. ( 1914-1918 ) Osmanlı Devleti 1. Dünya Savaşı'nda, "Ermeniler geliyor" söylemiyle Kürtleri iskân değişikliğine zorlamışlardır. Bu politikanın sonucunda 700 bin Kürt yollarda; açlıktan, soğuktan ve salgın hastalıklardan dolayı hayatlarını kaybetmelerine neden olmuşlardır. Bunun yanında Kafkas (Sarıkamış) Cephesi'ne -ölüme - gönderilen ve çoğunluğu Kürtlerden oluşan ordu, açlığa ve soğuğa teslim edilmiş, bu cephede 90 bin insan kirli bir politikanın ürünü olarak can vermişlerdir. "İçerdeki Kürt tehdidi, dışarıdan gelebilecek Rus tehdidinden daha tehlikelidir" diyen Enver Paşa, bu ırkçı sözüyle Kürtlerden kurtulmayı amaçlama adına böyle bir davranışa girmiştir.

İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin (Birlik ve İlerleme Partisi) Anadolu'yu sunileştirme ve Türkleştirme politikası sonucu 1920-1938: yıları arası, Türk olmayan halkları yok etme düşüncesinin zemini hazırlandı. İttihat ve Terakki'den beslenenler, ülkenin istenmeyen bu halkın temizlenmesiyle sağlam temeller üzerin kurulacağını savunurken, Ermeni tehcirinden sonra sıranın Kürtlere geldiğini de aşikar etmekteydiler.

1920 Koçgiri Ayaklanması'nda Kürtlere reva görülenler, bunu doğrulamıştı. Koçgiri Ayaklanması'nı bastırmakla görevlendirilen Merkez Ordu Komutanı Sakallı Nurettin Paşa'nın "Türkiye'de "zo" diyenler bitti, sıra "lo" diyenlere geldi" deyip , sözlerine devamla "onların köklerini de ben temizleyeceğim" sözleri, ülkenin Kürtlere yönelik politikasını özetlemesinin en bariz söylemiydi. Nurettin Paşa komutasındaki Türk ordu birlikleri ve Topal Osman çetesi, tüm güçleriyle Koçgiri'de soykırıma giriştiler ve geride binlerce ceset bırakarak birer cesaret ve kahramanlık madalyaları ile ödüllendirildikleri bir gerçek.

Cumhuriyetin kuruluşundan sonra Kürtler asimilasyona tabi tutularak "Türkleştirilmeye" çalışılmıştır. Kürtler ise bu politikalara kıyamlarıyla karşı ( 1925 Şeyh Said isyanı, 1927-1929 ve 1930 Ağrı Ayaklanması ve 1937 Dersim Direnişi ) cevap vermişlerdir. Cumhuriyet döneminde kanla bastırılan en önemli Kürt ayaklanması olan 1925 Şeyh Said Kıyamı bu kirli politikalara gösterilen ilk tepkidir. Bu isyanın bastırılması sonucunda, Şeyh Said ve 46 Müslüman Kürt önderi ve bunlarla birlikte binlerce Kürt katledilir. Bütün bunların yanında ayrıca binlerce Kürt, İstiklal Mahkemeleri'nin kararlarıyla asılır.

1928-1930 yıllarında Ağrı Ayaklanması gerçekleşir. İran'ın da desteğiyle Ağrı Ayaklanması kanla bastırılır. Fazla derinlemesine inip katliamların vahşet boyutunu yazmadan. Devletin yarı resmi gazetesi durumunda olan Cumhuriyet Gazetesi, 16 Temmuz 1930 tarihindeki sayısında Zilan Vadisi'ndeki toplu katliamı şöyle veriyordu: "Ağrı eteklerinde eşkıyaya katılan köyler yakılarak, ahalisi Erciş'e sevk ve orda iskân olunmuştur. Zilan harekâtında imha edilen eşkıya miktarı, 15 binden fazladır. Yalnız, bir müfreze önünde düşüp ölenler 1000 kişi tahmin ediliyor. Zilan Deresi'ne sıvışan 5 şaki teslim olmuştur. Buradaki harp, pek müthiş bir tarzda cereyan etmiştir. Zilan Deresi, lebalep (tamamen) cesetlerle dolmuştur." (Ahmet Kahraman, Kürt İsyanları -Tedip ve Tenkil-)

Kaynaklara göre 70 binden fazla insan öldürüldüğü söylenilmesine karşın yerel kaynaklar bu sayının 300 binin üzerinde olduğunu belirtmektedirler. Zaten Celal Bayar'ın 29 Haziran 1938'de Millet Meclisi'nde "Dersim sorunu genel bir temizlik harekâtıyla ortadan kaldırılmıştır" sözleri, yapılan soykırımın boyutunu da yeterince ortaya koymaktaydı.

Tüm bu yaşananların yanında 30 yıllık kirli savaş sonrası, faili meçhule(!) giden binlerce Kürt insanının, askeri cezaevlerinin işkence tezgâhından yüz binlerce insan geçti. Yakılan ve yıkılan binlerce köy ve kasabanın, büyük şehirlere göç ettirilen milyonlarca insanın tüm dünyanın gözü önünde yaşadığı zulüm ve trajediler unutulur gibi değil. Daha dün, Diyarbakır'da, Şırnak'ta, Silopi'de yapılan kazılarda yere gömülmüş insan cesetleri çıkmaktadır. Artık mevcut hükümet ve devlet kendi halkına yaptığı bu zulüm ve haksızlık karşısında özür niteliğindeki açıklamalarıyla kendisini affettirmesini bilmelidir. Dersim'in özrünün diğerleri için tekrarlanılması bir erdemlilik halkına güven vermek olduğuna inanıyorum. Artık devlet-hükümet kendi gerçeğiyle yüzleşmesinin zamanıdır diyorum.

Gelecek ve son yazımızda İran ve Irak'taki Kürtler üzerindeki katliamlardan bahsedeceğiz.
KAYNAK: UFKUMUZ COM


Bu yazı 323 kere okundu.
Yazıya yapılan yorum bulunmamaktadır.
* Ad/Soyad Yazınız:
* E-mail Adresinizi Yazınız:
* Yorumunuzu Giriniz:
2000 karakter yazabilirsiniz.
Numarayı Giriniz
Not: Yorumunuz, yazar tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır.
Yazarlarımızın hergün sadece bir yazısı yayımlanır. 23:59'a kadar kaydedilen yazılar ertesi gün 00:01'de yayına girer.
© Copyright 2012 Yazarport