E-POSTA :
ŞİFRE :
Şifremi Unuttum
Süleyman Bahçecioğlu
ASKER GÜNLÜĞÜ
4/25/2014 | Anı-Günce
Alican Alvin Çelik
TECRÜBE SANATI
4/24/2014 | Yaşam
Meryem Cici
4/24/2014 | Şiir
Ali Rıza Eroğlu
Anlamak
4/23/2014 | Şiir
Kağan Bahadır
Atsız Bey'in İlk Eşi Mehpare Hanım Kimdir?
4/23/2014 | Tarih
Menal
Ra'ya Sitem
4/23/2014 | Şiir
Ahu Melek
Oksijen
4/23/2014 | Yaşam
Alper Alkan
KÜRTÇE KONUŞAN TANSİYON ALETLERİ.....!!!
4/22/2014 | Siyaset
Eren Aydın
Arkadaşlık
4/22/2014 | Şiir
Mehmet Şar
Terörü Övmek
4/22/2014 | Siyaset
Ahmet Doğan Şimşek
Başbakanı suçlamayı adet edenlerin yanılgıları
4/22/2014 | Siyaset
A.MEHMET VURMAK
ÖLÜM VE KORKU GÜNLERİ (İLK TEMAS)
4/22/2014 | Edebiyat
Tarih : 1/27/2012
Kategori : Tarih
Yazarı şikayet et
TERÖR-TEDHİŞ MUTFAĞI AB VE LOZAN
Türk düşmanı dâhili ve harici bedhahların kirli işlerini gördürmek, ezel-ebet haset edip hasım belledikleri asil antiemperyalist TC'ni akamete uğratmak ve nihayet; Satılık kirli beden ve beyinleri kullanmak amacıyla kurdurdukları organize suç örgütü; Sahibi batılı vampirlerin eşgüdümünde, (daha düne kadar) ülkemizden kopardıkları küçük lokmalarla yetiniyordu..
Rantiyelerini "Kürt Sorunu" kisvesiyle maskelemeyi başarmaları üzerine, gördükleri uluslararası destek sayesinde, nispi de olsa kesintisiz adımlarla ilerlemeye başlamışlardı. Bu süreçte, iğfal edilmiş beyinler, maşa ve kuklalar ile her milletten maceraperest lejyonerlerden müteşekkil lâğım fareleri, vahşi batının (AB) diplomasi, pis işler ve istihbarat merkezlerinde hazırlanan programlar dâhilinde koordine ve işbirliği içinde gelişme kaydediyorlardı...
Bu uyum ve ilerlemenin temelinde, menfur eşkıyanın yurt içinde uygulamaya koyduğu her faaliyetin, batıda yapılan ön hazırlıkları yatmaktadır. Özellikle son dönemlerde, en yetkili resmi ağızlarca, itiraf ve pek çok somutla ispat edildiği üzere; Başta, daha Lozan'ı tanımamış olmak gibi bir alçaklık ve küstahlığın zanlısı ABD olmak üzere, İngiltere, Fransa, Yunanistan, Macaristan hariç bütün AB ülkeleri ile Ermenistan maddi-manevi himaye ve lojistik destekleri ile (mezkür örgüt nezdinde) topyekun Türkiye aleyhine seferber olmuş bulunmaktadırlar..
Türkiye'de mukim kriptolarca silâhlı kuvvetlerin baş edemeyeceği değerlendirilen bu anarşist, faşist ve terörist çıkışın "mutfak çalışması"; Aslında daha önce batıda yapılmış bir projenin yurt içindeki uzantı ve uygulaması olup; Tatbikatta ilk adım, malum menfur örgütün 3. Bülent Ecevit hükümeti eliyle dönme-devşirme memurin'e (7 Kasım 1978) kurdurulması ile başlatılmıştır. Meselâ iki binli yılların başında fırtınalar koparan eşkıyanın, Kürtçe isim ve yer adlarının kullanılması taleplerinin zemini de batıda hazırlanmıştır.
Anadilde eğitim, özerklik ve günümüzde dile getirilen ayrılıkçı taleplerin gerekçeleri, batının doğu araştırmaları, AB Üniversiteleri ve Kürt enstitülerinde belirlendi. Ondan sonradır ki, içeri havale edildi ve "em zımanê xwe dıxwazin-dilimizi istiyoruz" kampanyaları başladı. Akabinde, "bu anayasa ile asla, 1982 faşist ve antidemokratiktir" teraneleri ve ağababaları AB domuzlarının dayatması ile "yeni ve sivil anayasa" teraneleri yükselmeye başladı.
Yeni ve sözde sivil Anayasa'dan maksat 1961'de açılıp, 1982'de "milli devlete" dönüş ile tekrar kapanan "bölme ve parçalama" yolunu açmak. AB'ye katılım süreci bile bu amaca hizmet edecek biçimde hazırlanıp ("Presidency Conclusions", Md: 23. "..müzakerelerin yalnız Türkiye'yle değil, diğer devletlerle de yapılabileceğini... Müzakereler sırasında Türkiye birkaç devlete bölünürse veya güneydoğu bölgesinde bir Kürt devleti kurulursa, yeni bir karara gerek olmaksızın onlarla da müzakere yapılacağına...; Brüksel Zirvesi Sonuç Bildirisi'nin "Türkiye" başlıklı bölümünden...) biçiminde düzenlendi...
Aynı şekilde Alevilerin geçmişi, günlük hayatları, inançları ve devletle ilişkileri didik didik edildi. Dernekler kurduruldu. Kıvam tutunca yurt içinde Dersim Soykırımı yalanı ortaya atıldı. AK ve AP dönemsel Türkiye raporlarında, Lozan'da attıkları imzaları bir kenara ittiler ve Fener patriği ekümenik, Kürtler azınlık sayıldı. Ayrı millet olma özelliklerini bünyesinde toplayan anadilin anayasa ya girmesi halinde, Kürt azınlık süreci hukuken başlayacak; Asuri, Pontus, Laz, Çerkes yalanlarına da hukuk temeli oluşacaktır. Ermeniler, dünyanın büyük bir bölümüne yalan ve iftiralarını kabul ettirmiş bulunuyorlar. Diğerleri de bu yolu izleyecektir.
Tehdidi görüp, harekete geçilmezse yakın bir gelecekte ülke ve devletini seven Türk, Kürt, Zaza, Laz, Çerkes, Asurî başını eğip, esaret hayatı yaşayacaktır.. Ermeni yaftalı Etnik -terörist (sözde) Kürtçü hareket; Hükümetin acz ve müsamahası sayesinde uluslararası hukukta kendine azınlık yeri açmaya çalışıyor. Bu konudaki delice hayallerini Sudan, Ömer el Beşir ve Ruanda yargılanmaları, AİHM, Uluslararası Ceza Mahkemeleri, Uluslararası Adalet Divanı, (Russell Mahkemeleri), BM anayasası ve sözde Kürt soykırımı süslüyor. Ne var ki; Paris'te, San Remo'da şeklen elde ettikleri azınlık statüsünü tekrar kazanmalarının önünde sadece Lozan engeli bulunuyor.


Bu yazı 70 kere okundu.
Yazıya yapılan yorum bulunmamaktadır.
Yorum bolumunde bakim calismasi yapilmaktadir.
Yazarlarımızın hergün sadece bir yazısı yayımlanır. 23:59'a kadar kaydedilen yazılar ertesi gün 00:01'de yayına girer.
© Copyright 2012 Yazarport